Enerji Verimliliği Artık Güvenlik Meselesi

Gündem 14.05.2026 - 12:53, Güncelleme: 14.05.2026 - 12:53 10 kez okundu.
 

Enerji Verimliliği Artık Güvenlik Meselesi

Jeopolitik kırılmalar ve karbon düzenlemeleri sonrası yatırım dünyasında yeni dönem başladı. Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, “Karbon artık teknik değil doğrudan ticari bir konu. Çünkü enerji verimliliği artık sadece çevresel bir tercih değil, ekonomik ve jeopolitik bir güvenlik meselesi haline geldi” dedi.Savaşlar, enerji krizleri ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalar, sürdürülebilirlik kavramının çerçevesini değiştiriyor. Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, artık enerji verimliliğinin yalnızca çevresel bir tercih değil; ekonomik dayanıklılık, enerji güvenliği ve rekabet gücü açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğine vurgu yapıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’da yaşanan enerji krizinin bu dönüşümü hızlandırdığını aktaran Ilıcalı, enerji güvenliği ile sürdürülebilirliğin artık birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ilıcalı, “Doğal gaz fiyatlarının kısa sürede birkaç katına çıkması, ülkelerin enerji bağımlılığının ne kadar büyük bir ekonomik risk oluşturduğunu ortaya koydu. Avrupa Birliği’nin REPowerEU programını hızlandırmasının temel nedeni de buydu. Çünkü enerji verimliliği artık sadece çevresel bir tercih değil, ekonomik ve jeopolitik bir güvenlik meselesi haline geldi” dedi. “Sürdürülebilir olmayan yapılar hızla değer kaybedecek” Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre binaların küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğunu hatırlatan Ilıcalı, yapı sektöründeki dönüşümün ertelenemez hale geldiğini söyledi. Sürdürülebilir olmayan yapıların artık yalnızca çevresel değil finansal riskler taşıdığını vurgulayan Ilıcalı, “Yeşil olmayan bir bina daha yüksek işletme maliyeti, daha yüksek dışa bağımlılık ve daha yüksek finansal risk anlamına geliyor. Özellikle enerji fiyatlarının bu kadar volatil olduğu bir dönemde verimsiz yapılar çok hızlı bir şekilde ekonomik değer kaybetmeye başlıyor” ifadelerini kullandı. Avrupa’daki birçok yatırım fonunun düşük enerji performansına sahip binaları artık “portföy riski” olarak değerlendirdiğini belirten Ilıcalı, benzer dönüşümün Türkiye’de de hızlanacağını söyledi. “Karbon maliyetini yönetemeyen rekabet gücünü kaybedecek” Türkiye’nin Avrupa ile yüksek ticaret hacmi nedeniyle dönüşümden doğrudan etkilenmeye başladığını belirten Ilıcalı, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) özellikle sanayi şirketleri açısından kritik sonuçlar doğuracağını ifade etti. Emre Ilıcalı, “Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 40’ı Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Bu nedenle karbon artık yalnızca teknik değil, doğrudan ticari bir konu haline geldi. Karbon maliyetini yönetemeyen üreticiler rekabet gücü kaybedecek” dedi. Özellikle çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi karbon yoğun sektörlerde enerji verimliliği yatırımlarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ilıcalı, yatırımcıların da projeleri yalnızca bugünkü getirilerine göre değerlendirmediğini söyledi. Bu konuda Emre Ilıcalı, “Bugün yatırımcılar artık şu sorulara bakıyor: Bu yapı 15 yıl sonra regülasyonlara uyumlu olacak mı? Enerji maliyetlerini yönetebilecek mi? Aşırı hava olaylarına karşı dayanıklı mı? Finansman dünyasında kriterler hızla değişiyor” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jeopolitik kırılmalar ve karbon düzenlemeleri sonrası yatırım dünyasında yeni dönem başladı. Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, “Karbon artık teknik değil doğrudan ticari bir konu. Çünkü enerji verimliliği artık sadece çevresel bir tercih değil, ekonomik ve jeopolitik bir güvenlik meselesi haline geldi” dedi.

Savaşlar, enerji krizleri ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalar, sürdürülebilirlik kavramının çerçevesini değiştiriyor. Altensis Yönetici Ortağı Dr. Emre Ilıcalı, artık enerji verimliliğinin yalnızca çevresel bir tercih değil; ekonomik dayanıklılık, enerji güvenliği ve rekabet gücü açısından stratejik bir zorunluluk haline geldiğine vurgu yapıyor.

Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’da yaşanan enerji krizinin bu dönüşümü hızlandırdığını aktaran Ilıcalı, enerji güvenliği ile sürdürülebilirliğin artık birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ilıcalı, “Doğal gaz fiyatlarının kısa sürede birkaç katına çıkması, ülkelerin enerji bağımlılığının ne kadar büyük bir ekonomik risk oluşturduğunu ortaya koydu. Avrupa Birliği’nin REPowerEU programını hızlandırmasının temel nedeni de buydu. Çünkü enerji verimliliği artık sadece çevresel bir tercih değil, ekonomik ve jeopolitik bir güvenlik meselesi haline geldi” dedi.

“Sürdürülebilir olmayan yapılar hızla değer kaybedecek”

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre binaların küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğunu hatırlatan Ilıcalı, yapı sektöründeki dönüşümün ertelenemez hale geldiğini söyledi.

Sürdürülebilir olmayan yapıların artık yalnızca çevresel değil finansal riskler taşıdığını vurgulayan Ilıcalı, “Yeşil olmayan bir bina daha yüksek işletme maliyeti, daha yüksek dışa bağımlılık ve daha yüksek finansal risk anlamına geliyor. Özellikle enerji fiyatlarının bu kadar volatil olduğu bir dönemde verimsiz yapılar çok hızlı bir şekilde ekonomik değer kaybetmeye başlıyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa’daki birçok yatırım fonunun düşük enerji performansına sahip binaları artık “portföy riski” olarak değerlendirdiğini belirten Ilıcalı, benzer dönüşümün Türkiye’de de hızlanacağını söyledi.

“Karbon maliyetini yönetemeyen rekabet gücünü kaybedecek”

Türkiye’nin Avrupa ile yüksek ticaret hacmi nedeniyle dönüşümden doğrudan etkilenmeye başladığını belirten Ilıcalı, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) özellikle sanayi şirketleri açısından kritik sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Emre Ilıcalı, “Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 40’ı Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Bu nedenle karbon artık yalnızca teknik değil, doğrudan ticari bir konu haline geldi. Karbon maliyetini yönetemeyen üreticiler rekabet gücü kaybedecek” dedi.

Özellikle çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi karbon yoğun sektörlerde enerji verimliliği yatırımlarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ilıcalı, yatırımcıların da projeleri yalnızca bugünkü getirilerine göre değerlendirmediğini söyledi. Bu konuda Emre Ilıcalı, “Bugün yatırımcılar artık şu sorulara bakıyor: Bu yapı 15 yıl sonra regülasyonlara uyumlu olacak mı? Enerji maliyetlerini yönetebilecek mi? Aşırı hava olaylarına karşı dayanıklı mı? Finansman dünyasında kriterler hızla değişiyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve solargundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.