Batarya Depolama Tesisinde Yangın: Dört PCS Etkilendi

Depolama Sistemleri 21.07.2026 - 15:59, Güncelleme: 21.07.2026 - 15:59 19 kez okundu.
 

Batarya Depolama Tesisinde Yangın: Dört PCS Etkilendi

ACME Solar’ın Pokhran BESS tesisindeki yangında dört PCS ünitesi etkilendi. Şirket, batarya konteynerlerinde hasar olmadığını açıkladı.
Hindistan’ın Rajasthan eyaletindeki ACME Suryodaya Batarya Enerji Depolama Tesisi’nde meydana gelen yangın, dört güç dönüşüm sistemini etkiledi. ACME Solar, sosyal medyada yayılan “13 batarya konteyneri zarar gördü” iddiasını yalanlarken olayın batarya hücrelerinde değil, IGBT veya kısa devre kaynaklı olarak PCS ekipmanlarında meydana geldiğini açıkladı. Dünya genelinde batarya enerji depolama sistemi yatırımları hızla büyürken, tesislerin yangın ve elektriksel arıza riskleri de enerji sektörünün öncelikli gündemleri arasına giriyor. Hindistan’ın Rajasthan eyaletine bağlı Pokhran bölgesinde bulunan ACME Suryodaya Batarya Enerji Depolama Tesisi’nde yerel çaplı bir yangın meydana geldi. Olayın ardından sosyal medyada 13 batarya konteynerinin hasar gördüğüne ilişkin iddialar yayıldı. Tesisin sahibi ACME Solar Holdings, borsaya ve kamuoyuna yaptığı açıklamayla bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Şirkete göre yangında batarya konteynerleri zarar görmedi. Olay, tesisin dört Power Conversion System – PCS, Türkçesiyle güç dönüşüm sistemi ünitesini etkiledi. Yangının nedeni IGBT veya kısa devre olarak açıklandı ACME Solar’ın 17 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında, yangının yerel ölçekte gerçekleştiği ve ilk değerlendirmelere göre IGBT ya da kısa devreden kaynaklandığı belirtildi. IGBT, “Insulated Gate Bipolar Transistor” ifadesinin kısaltmasıdır. Yüksek güçteki elektrik akımını hızlı ve verimli şekilde kontrol etmek amacıyla inverterler ve güç elektroniği sistemlerinde kullanılan yarı iletken bileşenlerden biridir. Batarya depolama tesislerindeki güç dönüşüm sistemi, bataryalarda depolanan doğru akımı şebekede kullanılan alternatif akıma dönüştürür. Şebekeden bataryaya enerji aktarılırken de dönüşüm işlemini ters yönde gerçekleştirir. Dolayısıyla PCS, batarya hücrelerinden farklı olmakla birlikte tesisin çalışması için kritik öneme sahip ekipmanlardan biridir. IGBT bileşenindeki bir arıza, aşırı ısınma, izolasyon bozulması veya kısa devre; yüksek akım nedeniyle elektriksel yangına yol açabilir. Ancak bu olayın teknik kök nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için ayrıntılı arıza ve hasar analizinin tamamlanması gerekiyor. ACME Solar, açıklamasında olayın IGBT veya kısa devreden kaynaklandığını belirtirken daha ayrıntılı bir teknik inceleme raporu yayımlamadı. Batarya konteynerlerinde hasar oluşmadı Olayla ilgili en önemli ayrıntı, yangının doğrudan batarya hücrelerinde başlamadığına yönelik şirket açıklaması oldu. ACME Solar, sosyal medya ve bazı haber platformlarında dolaşıma giren 13 BESS konteynerinin zarar gördüğü iddiasını kesin bir dille reddetti. Şirkete göre dört PCS ünitesi yangından etkilenirken tesisteki batarya konteynerlerinin hiçbirinde hasar meydana gelmedi. Bu ayrım teknik açıdan önem taşıyor. Çünkü bir güç elektroniği ekipmanında meydana gelen elektriksel yangın ile lityum iyon batarya hücrelerinde gelişen termal kaçak aynı risk türü değil. PCS yangınlarında elektrik enerjisinin kesilmesi, arızalı ünitenin diğer ekipmanlardan ayrılması ve uygun söndürme yönteminin uygulanması olayın kontrol altına alınmasını sağlayabilir. Batarya hücrelerinde başlayan termal kaçak ise hücrenin kendi içerisinde kontrolsüz biçimde ısınmasına, yanıcı ve toksik gazların açığa çıkmasına ve reaksiyonun komşu hücrelere yayılmasına neden olabilir. Bu tür olaylarda yeniden tutuşma ve kapalı konteyner içerisinde patlayıcı gaz birikmesi gibi ek riskler ortaya çıkabilir. ACME olayında şirketin açıkladığı bilgilere göre batarya hücrelerini içeren konteynerlere yangının sıçramadığı anlaşılıyor. Yangına tesisin kendi ekipleri müdahale etti Şirket, olayın tesiste görev yapan yangın güvenliği ekipleri tarafından belirlenmiş güvenlik prosedürleri doğrultusunda kısa sürede kontrol altına alındığını bildirdi. Yangında can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin açıklamada herhangi bir olumsuz bilgi paylaşılmadı. Batarya konteynerlerinde hasar oluşmadığı ve olayın dört PCS ile sınırlı kaldığı belirtildi. ACME Solar, yangının toplam gelir üzerindeki etkisinin önemli büyüklükte olmadığını ve yaklaşık 2 milyon Hindistan rupisi seviyesinde kalmasının beklendiğini açıkladı. Bu tutar şirketin gelir kaybına ilişkin tahminini ifade ediyor. Arızalı PCS ünitelerinin onarım veya yenileme maliyeti, olayın sigorta kapsamı ve tesisin ne kadar süreyle kapasite kaybına uğradığı konusunda ayrıntı verilmedi. Tesisin kapasitesi 1,1 GWh’yi aştı Yangının meydana geldiği ACME Suryodaya tesisi, Rajasthan’ın Jaisalmer bölgesindeki Sanwara ve Mehar Nagar yerleşimleri yakınında bulunuyor. ACME Suryodaya Private Limited tarafından geliştirilen projenin kurulu gücü 285 MW seviyesinde. Şirket, tesisin depolama kapasitesini farklı aşamalar hâlinde devreye alıyor. ACME Solar’ın 20 Temmuz 2026 tarihli borsa bildirimine göre projede 160,512 MWh büyüklüğündeki yeni bölümün devreye alınmasıyla toplam işletmedeki kapasite 285 MW/1.113,472 MWh seviyesine ulaştı. Yeni bölümün ticari işletme tarihinin 22 Temmuz 2026 olması planlandı. Yangından kısa süre sonra kapasite artışının sürdürülmesi, şirketin olayı tesisin genel işletmesini engelleyen büyük ölçekli bir hasar olarak değerlendirmediğini gösteriyor. Bununla birlikte olayın ardından etkilenen güç dönüşüm sistemlerinde yapılacak incelemenin sonuçları açıklanmadı. Her BESS yangını batarya yangını değildir Pokhran’daki olay, enerji haberlerinde sık yapılan önemli bir kavram hatasını da gündeme getiriyor. Batarya depolama tesisindeki her yangın doğrudan bataryaların yandığı anlamına gelmiyor. Bir BESS tesisi çok sayıda elektriksel ve mekanik sistemden oluşuyor: Batarya hücreleri ve modüller, Batarya rafları, Konteyner veya kabinler, Batarya yönetim sistemi, Enerji yönetim sistemi, Güç dönüşüm sistemi, İnverterler, Trafo ve şalt ekipmanları, Kablolar ve bağlantı elemanları, Soğutma ve havalandırma sistemleri, Yangın algılama ve bastırma sistemleri. Yangın veya arıza bu bileşenlerin herhangi birinde başlayabilir. Olayın doğru sınıflandırılması, müdahale yöntemini ve riskin büyüklüğünü doğrudan etkiler. Pokhran’daki olay şirket tarafından PCS kaynaklı yerel bir elektriksel yangın olarak tanımlandı. Mevcut açıklamalara göre batarya hücrelerinde termal kaçak meydana geldiğini gösteren bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle olayın “bataryalar alev aldı” şeklinde aktarılması teknik açıdan doğru olmaz. BESS tesislerinde güç dönüşüm sistemi neden kritik? PCS üniteleri depolama tesisi ile elektrik şebekesi arasındaki enerji akışını yönetiyor. Bataryaların şarj ve deşarj süreçlerinin uygulanabilmesi için yüksek güçlü elektronik bileşenler kullanılıyor. Bu sistemlerde karşılaşılabilecek riskler arasında şunlar bulunuyor: Yarı iletken bileşen arızaları, Aşırı akım ve kısa devre, Yetersiz soğutma, İzolasyon bozulması, Bağlantı noktalarında gevşeme, Ark oluşumu, Harmonik ve gerilim problemleri, Kontrol yazılımı veya sensör hataları, Toz, nem ve yüksek sıcaklığın ekipman üzerindeki etkileri. Özellikle Pokhran gibi yüksek çevre sıcaklıklarının görülebildiği bölgelerde soğutma sistemlerinin kapasitesi, hava filtrelerinin bakımı ve elektronik bileşenlerin sıcaklık izlemesi önem kazanıyor. Ancak olayın bölgesel sıcaklık koşullarından kaynaklandığına ilişkin ACME Solar tarafından bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle iklim koşulları ile yangın arasında doğrudan bağlantı kurmak için henüz yeterli veri bulunmuyor. Yangının konteynerlere sıçramaması neden önemli? BESS tasarımında temel güvenlik hedeflerinden biri, tek bir ekipmanda başlayan arızanın diğer sistemlere yayılmasını önlemek. Pokhran olayında dört PCS ünitesinin etkilenmesine rağmen batarya konteynerlerinin zarar görmemesi; ekipman yerleşimi, fiziksel ayrım, koruma sistemleri veya hızlı müdahalenin yangının yayılmasını sınırlamış olabileceğini düşündürüyor. Bununla birlikte şirket, olayın sınırlandırılmasını sağlayan teknik önlemler hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmadı. Dolayısıyla belirli bir güvenlik sisteminin başarılı olduğu sonucuna varmak için teknik raporun beklenmesi gerekiyor. Büyük ölçekli BESS projelerinde şu önlemler önem taşıyor: PCS ve batarya konteynerleri arasında uygun güvenlik mesafesi, Arızalı bölümün otomatik olarak elektrikten ayrılması, Akım, gerilim ve sıcaklığın kesintisiz izlenmesi, Duman, ısı ve yanıcı gaz algılama sistemleri, Konteynerler arasında yangın yayılımını sınırlandıran yerleşim, Uzaktan acil durdurma sistemi, İtfaiye erişimine uygun saha yolları, Düzenli termal kamera kontrolleri, Yerel itfaiye ekipleriyle hazırlanmış müdahale planı, Ekipman bazında uygulanacak söndürme prosedürleri. UL 9540A ve NFPA 855 neden gündemde? Dünyada batarya depolama tesislerinin güvenliği için kullanılan başlıca referanslardan biri UL 9540A test yöntemi. Bu yöntem, bir batarya sisteminde termal kaçak meydana geldiğinde yangının hücre, modül, ünite ve tesis seviyesinde nasıl yayılabileceğini değerlendirmek için kullanılıyor. NFPA 855 ise sabit enerji depolama sistemlerinin kurulumu, yerleşimi ve yangın güvenliğine ilişkin kurallar içeriyor. UL Solutions’ın açıklamasına göre NFPA 855’in 2026 sürümü büyük ölçekli yangın testlerine daha fazla önem veriyor. Güncellenen yaklaşımda bir BESS ünitesindeki yangının diğer ünitelere yayılma ihtimali, ayırma mesafeleri ve aktif yangın koruma sistemlerinin etkisi değerlendiriliyor. Pokhran olayının bu standartlara göre test edilmiş bir sisteme ilişkin olup olmadığı açıklanmadı. Ancak gelişme, BESS yatırımlarında yalnızca batarya hücresinin değil, PCS, inverter, trafo ve diğer yardımcı sistemlerin de bütüncül risk analizine dâhil edilmesi gerektiğini gösteriyor. Sigorta poliçesinde yalnızca batarya bedeli yeterli değil Batarya depolama projelerinin sigortalanmasında en yüksek maliyet kalemlerinden biri batarya konteynerleri olsa da tesisin çalışması PCS ve trafo gibi kritik ekipmanlara bağlı. Batarya hücreleri zarar görmese bile birden fazla PCS ünitesinin devre dışı kalması, tesisin şarj ve deşarj kapasitesini düşürebilir. Onarım veya yedek parça tedarikinin uzun sürmesi durumunda gelir kaybı büyüyebilir. Şirketlerin poliçe düzenlerken şu noktaları kontrol etmesi gerekiyor: PCS ve inverterlerin sigortalı kıymet listesinde bulunması, Elektriksel hasar ve kısa devre teminatı, Makine kırılması teminatı, Yangın ve patlama teminatının alt limitleri, Batarya yangınları için uygulanan özel muafiyetler, Hasara bağlı iş durması ve gelir kaybı, Enkaz kaldırma ve çevresel temizleme giderleri, Yedek parça tedarik süresinin tazminat süresiyle uyumu, Seri hasar ve tasarım kusuru hükümleri, Üretici garantisi ile sigorta teminatının sınırları. Özellikle “bütün riskler” poliçesinin her teknik arızayı otomatik olarak karşılayacağı varsayılmamalı. IGBT gibi elektronik bileşenlerdeki arızanın teminat kapsamı; arızanın nedeni, poliçedeki istisnalar ve makine kırılması koşullarına göre değişebilir. Türkiye’deki depolama yatırımları için hangi dersler çıkarılmalı? Türkiye’de depolamalı güneş ve rüzgâr projelerinin yanı sıra müstakil elektrik depolama tesisi yatırımları geliştiriliyor. Projeler ilerledikçe yangın güvenliği, teknik standartlar ve sigortalanabilirlik daha önemli hâle gelecek. Pokhran olayı Türkiye’deki yatırımcılar açısından beş temel mesaj taşıyor: BESS güvenliği yalnızca batarya hücresi güvenliği değildir. PCS, inverter, trafo ve kablo altyapısı aynı risk değerlendirmesine alınmalıdır. Tek bir arızanın yayılması tasarım aşamasında engellenmelidir. Ekipmanlar arasındaki mesafe ve elektriksel ayırma sistemleri kritik önem taşır. Yerel müdahale ekibi hazır olmalıdır. İtfaiyenin tesisi, batarya kimyasını ve acil durdurma prosedürlerini önceden tanıması gerekir. Hasar sonrası doğru iletişim yapılmalıdır. Batarya konteyneri, PCS ve trafo hasarı birbirinden ayrılarak kamuoyuna doğru bilgi verilmelidir. Sigorta ve bakım sözleşmeleri birlikte tasarlanmalıdır. Poliçedeki teminat şartları, üreticinin bakım ve garanti koşullarıyla çelişmemelidir. SolarGündem değerlendirmesi: Küçük olaylar büyümeden incelenmeli Pokhran’daki yangın, mevcut bilgilere göre büyük bir batarya felaketine dönüşmedi. Şirket, batarya konteynerlerinin zarar görmediğini, dört PCS ünitesinin etkilendiğini ve gelir kaybının sınırlı kaldığını açıkladı. Ancak olayın önemi yalnızca hasarın parasal büyüklüğüyle ölçülmemeli. Büyük ölçekli enerji depolama tesislerinde meydana gelen sınırlı arızalar, tasarım ve işletme süreçlerinin geliştirilmesi için değerli veriler sağlayabilir. Şirketin kök neden analizini tamamlaması, aynı model PCS ünitelerinde benzer risk bulunup bulunmadığını incelemesi ve alınacak önlemleri paylaşması sektör açısından yararlı olacaktır. BESS yatırımlarının güvenli biçimde büyüyebilmesi için başarı hikâyeleri kadar arıza ve yangınlardan çıkarılan derslerin de şeffaf biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.  
ACME Solar’ın Pokhran BESS tesisindeki yangında dört PCS ünitesi etkilendi. Şirket, batarya konteynerlerinde hasar olmadığını açıkladı.

Hindistan’ın Rajasthan eyaletindeki ACME Suryodaya Batarya Enerji Depolama Tesisi’nde meydana gelen yangın, dört güç dönüşüm sistemini etkiledi. ACME Solar, sosyal medyada yayılan “13 batarya konteyneri zarar gördü” iddiasını yalanlarken olayın batarya hücrelerinde değil, IGBT veya kısa devre kaynaklı olarak PCS ekipmanlarında meydana geldiğini açıkladı.

Dünya genelinde batarya enerji depolama sistemi yatırımları hızla büyürken, tesislerin yangın ve elektriksel arıza riskleri de enerji sektörünün öncelikli gündemleri arasına giriyor.

Hindistan’ın Rajasthan eyaletine bağlı Pokhran bölgesinde bulunan ACME Suryodaya Batarya Enerji Depolama Tesisi’nde yerel çaplı bir yangın meydana geldi. Olayın ardından sosyal medyada 13 batarya konteynerinin hasar gördüğüne ilişkin iddialar yayıldı.

Tesisin sahibi ACME Solar Holdings, borsaya ve kamuoyuna yaptığı açıklamayla bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Şirkete göre yangında batarya konteynerleri zarar görmedi. Olay, tesisin dört Power Conversion System – PCS, Türkçesiyle güç dönüşüm sistemi ünitesini etkiledi.

Yangının nedeni IGBT veya kısa devre olarak açıklandı

ACME Solar’ın 17 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında, yangının yerel ölçekte gerçekleştiği ve ilk değerlendirmelere göre IGBT ya da kısa devreden kaynaklandığı belirtildi.

IGBT, “Insulated Gate Bipolar Transistor” ifadesinin kısaltmasıdır. Yüksek güçteki elektrik akımını hızlı ve verimli şekilde kontrol etmek amacıyla inverterler ve güç elektroniği sistemlerinde kullanılan yarı iletken bileşenlerden biridir.

Batarya depolama tesislerindeki güç dönüşüm sistemi, bataryalarda depolanan doğru akımı şebekede kullanılan alternatif akıma dönüştürür. Şebekeden bataryaya enerji aktarılırken de dönüşüm işlemini ters yönde gerçekleştirir.

Dolayısıyla PCS, batarya hücrelerinden farklı olmakla birlikte tesisin çalışması için kritik öneme sahip ekipmanlardan biridir.

IGBT bileşenindeki bir arıza, aşırı ısınma, izolasyon bozulması veya kısa devre; yüksek akım nedeniyle elektriksel yangına yol açabilir. Ancak bu olayın teknik kök nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için ayrıntılı arıza ve hasar analizinin tamamlanması gerekiyor.

ACME Solar, açıklamasında olayın IGBT veya kısa devreden kaynaklandığını belirtirken daha ayrıntılı bir teknik inceleme raporu yayımlamadı.

Batarya konteynerlerinde hasar oluşmadı

Olayla ilgili en önemli ayrıntı, yangının doğrudan batarya hücrelerinde başlamadığına yönelik şirket açıklaması oldu.

ACME Solar, sosyal medya ve bazı haber platformlarında dolaşıma giren 13 BESS konteynerinin zarar gördüğü iddiasını kesin bir dille reddetti. Şirkete göre dört PCS ünitesi yangından etkilenirken tesisteki batarya konteynerlerinin hiçbirinde hasar meydana gelmedi.

Bu ayrım teknik açıdan önem taşıyor. Çünkü bir güç elektroniği ekipmanında meydana gelen elektriksel yangın ile lityum iyon batarya hücrelerinde gelişen termal kaçak aynı risk türü değil.

PCS yangınlarında elektrik enerjisinin kesilmesi, arızalı ünitenin diğer ekipmanlardan ayrılması ve uygun söndürme yönteminin uygulanması olayın kontrol altına alınmasını sağlayabilir.

Batarya hücrelerinde başlayan termal kaçak ise hücrenin kendi içerisinde kontrolsüz biçimde ısınmasına, yanıcı ve toksik gazların açığa çıkmasına ve reaksiyonun komşu hücrelere yayılmasına neden olabilir. Bu tür olaylarda yeniden tutuşma ve kapalı konteyner içerisinde patlayıcı gaz birikmesi gibi ek riskler ortaya çıkabilir.

ACME olayında şirketin açıkladığı bilgilere göre batarya hücrelerini içeren konteynerlere yangının sıçramadığı anlaşılıyor.

Yangına tesisin kendi ekipleri müdahale etti

Şirket, olayın tesiste görev yapan yangın güvenliği ekipleri tarafından belirlenmiş güvenlik prosedürleri doğrultusunda kısa sürede kontrol altına alındığını bildirdi.

Yangında can kaybı veya yaralanma olup olmadığına ilişkin açıklamada herhangi bir olumsuz bilgi paylaşılmadı. Batarya konteynerlerinde hasar oluşmadığı ve olayın dört PCS ile sınırlı kaldığı belirtildi.

ACME Solar, yangının toplam gelir üzerindeki etkisinin önemli büyüklükte olmadığını ve yaklaşık 2 milyon Hindistan rupisi seviyesinde kalmasının beklendiğini açıkladı.

Bu tutar şirketin gelir kaybına ilişkin tahminini ifade ediyor. Arızalı PCS ünitelerinin onarım veya yenileme maliyeti, olayın sigorta kapsamı ve tesisin ne kadar süreyle kapasite kaybına uğradığı konusunda ayrıntı verilmedi.

Tesisin kapasitesi 1,1 GWh’yi aştı

Yangının meydana geldiği ACME Suryodaya tesisi, Rajasthan’ın Jaisalmer bölgesindeki Sanwara ve Mehar Nagar yerleşimleri yakınında bulunuyor.

ACME Suryodaya Private Limited tarafından geliştirilen projenin kurulu gücü 285 MW seviyesinde. Şirket, tesisin depolama kapasitesini farklı aşamalar hâlinde devreye alıyor.

ACME Solar’ın 20 Temmuz 2026 tarihli borsa bildirimine göre projede 160,512 MWh büyüklüğündeki yeni bölümün devreye alınmasıyla toplam işletmedeki kapasite 285 MW/1.113,472 MWh seviyesine ulaştı.

Yeni bölümün ticari işletme tarihinin 22 Temmuz 2026 olması planlandı.

Yangından kısa süre sonra kapasite artışının sürdürülmesi, şirketin olayı tesisin genel işletmesini engelleyen büyük ölçekli bir hasar olarak değerlendirmediğini gösteriyor. Bununla birlikte olayın ardından etkilenen güç dönüşüm sistemlerinde yapılacak incelemenin sonuçları açıklanmadı.

Her BESS yangını batarya yangını değildir

Pokhran’daki olay, enerji haberlerinde sık yapılan önemli bir kavram hatasını da gündeme getiriyor. Batarya depolama tesisindeki her yangın doğrudan bataryaların yandığı anlamına gelmiyor.

Bir BESS tesisi çok sayıda elektriksel ve mekanik sistemden oluşuyor:

  • Batarya hücreleri ve modüller,
  • Batarya rafları,
  • Konteyner veya kabinler,
  • Batarya yönetim sistemi,
  • Enerji yönetim sistemi,
  • Güç dönüşüm sistemi,
  • İnverterler,
  • Trafo ve şalt ekipmanları,
  • Kablolar ve bağlantı elemanları,
  • Soğutma ve havalandırma sistemleri,
  • Yangın algılama ve bastırma sistemleri.

Yangın veya arıza bu bileşenlerin herhangi birinde başlayabilir. Olayın doğru sınıflandırılması, müdahale yöntemini ve riskin büyüklüğünü doğrudan etkiler.

Pokhran’daki olay şirket tarafından PCS kaynaklı yerel bir elektriksel yangın olarak tanımlandı. Mevcut açıklamalara göre batarya hücrelerinde termal kaçak meydana geldiğini gösteren bir bilgi bulunmuyor.

Bu nedenle olayın “bataryalar alev aldı” şeklinde aktarılması teknik açıdan doğru olmaz.

BESS tesislerinde güç dönüşüm sistemi neden kritik?

PCS üniteleri depolama tesisi ile elektrik şebekesi arasındaki enerji akışını yönetiyor. Bataryaların şarj ve deşarj süreçlerinin uygulanabilmesi için yüksek güçlü elektronik bileşenler kullanılıyor.

Bu sistemlerde karşılaşılabilecek riskler arasında şunlar bulunuyor:

  • Yarı iletken bileşen arızaları,
  • Aşırı akım ve kısa devre,
  • Yetersiz soğutma,
  • İzolasyon bozulması,
  • Bağlantı noktalarında gevşeme,
  • Ark oluşumu,
  • Harmonik ve gerilim problemleri,
  • Kontrol yazılımı veya sensör hataları,
  • Toz, nem ve yüksek sıcaklığın ekipman üzerindeki etkileri.

Özellikle Pokhran gibi yüksek çevre sıcaklıklarının görülebildiği bölgelerde soğutma sistemlerinin kapasitesi, hava filtrelerinin bakımı ve elektronik bileşenlerin sıcaklık izlemesi önem kazanıyor.

Ancak olayın bölgesel sıcaklık koşullarından kaynaklandığına ilişkin ACME Solar tarafından bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle iklim koşulları ile yangın arasında doğrudan bağlantı kurmak için henüz yeterli veri bulunmuyor.

Yangının konteynerlere sıçramaması neden önemli?

BESS tasarımında temel güvenlik hedeflerinden biri, tek bir ekipmanda başlayan arızanın diğer sistemlere yayılmasını önlemek.

Pokhran olayında dört PCS ünitesinin etkilenmesine rağmen batarya konteynerlerinin zarar görmemesi; ekipman yerleşimi, fiziksel ayrım, koruma sistemleri veya hızlı müdahalenin yangının yayılmasını sınırlamış olabileceğini düşündürüyor.

Bununla birlikte şirket, olayın sınırlandırılmasını sağlayan teknik önlemler hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmadı. Dolayısıyla belirli bir güvenlik sisteminin başarılı olduğu sonucuna varmak için teknik raporun beklenmesi gerekiyor.

Büyük ölçekli BESS projelerinde şu önlemler önem taşıyor:

  • PCS ve batarya konteynerleri arasında uygun güvenlik mesafesi,
  • Arızalı bölümün otomatik olarak elektrikten ayrılması,
  • Akım, gerilim ve sıcaklığın kesintisiz izlenmesi,
  • Duman, ısı ve yanıcı gaz algılama sistemleri,
  • Konteynerler arasında yangın yayılımını sınırlandıran yerleşim,
  • Uzaktan acil durdurma sistemi,
  • İtfaiye erişimine uygun saha yolları,
  • Düzenli termal kamera kontrolleri,
  • Yerel itfaiye ekipleriyle hazırlanmış müdahale planı,
  • Ekipman bazında uygulanacak söndürme prosedürleri.

UL 9540A ve NFPA 855 neden gündemde?

Dünyada batarya depolama tesislerinin güvenliği için kullanılan başlıca referanslardan biri UL 9540A test yöntemi. Bu yöntem, bir batarya sisteminde termal kaçak meydana geldiğinde yangının hücre, modül, ünite ve tesis seviyesinde nasıl yayılabileceğini değerlendirmek için kullanılıyor.

NFPA 855 ise sabit enerji depolama sistemlerinin kurulumu, yerleşimi ve yangın güvenliğine ilişkin kurallar içeriyor.

UL Solutions’ın açıklamasına göre NFPA 855’in 2026 sürümü büyük ölçekli yangın testlerine daha fazla önem veriyor. Güncellenen yaklaşımda bir BESS ünitesindeki yangının diğer ünitelere yayılma ihtimali, ayırma mesafeleri ve aktif yangın koruma sistemlerinin etkisi değerlendiriliyor.

Pokhran olayının bu standartlara göre test edilmiş bir sisteme ilişkin olup olmadığı açıklanmadı. Ancak gelişme, BESS yatırımlarında yalnızca batarya hücresinin değil, PCS, inverter, trafo ve diğer yardımcı sistemlerin de bütüncül risk analizine dâhil edilmesi gerektiğini gösteriyor.

Sigorta poliçesinde yalnızca batarya bedeli yeterli değil

Batarya depolama projelerinin sigortalanmasında en yüksek maliyet kalemlerinden biri batarya konteynerleri olsa da tesisin çalışması PCS ve trafo gibi kritik ekipmanlara bağlı.

Batarya hücreleri zarar görmese bile birden fazla PCS ünitesinin devre dışı kalması, tesisin şarj ve deşarj kapasitesini düşürebilir. Onarım veya yedek parça tedarikinin uzun sürmesi durumunda gelir kaybı büyüyebilir.

Şirketlerin poliçe düzenlerken şu noktaları kontrol etmesi gerekiyor:

  • PCS ve inverterlerin sigortalı kıymet listesinde bulunması,
  • Elektriksel hasar ve kısa devre teminatı,
  • Makine kırılması teminatı,
  • Yangın ve patlama teminatının alt limitleri,
  • Batarya yangınları için uygulanan özel muafiyetler,
  • Hasara bağlı iş durması ve gelir kaybı,
  • Enkaz kaldırma ve çevresel temizleme giderleri,
  • Yedek parça tedarik süresinin tazminat süresiyle uyumu,
  • Seri hasar ve tasarım kusuru hükümleri,
  • Üretici garantisi ile sigorta teminatının sınırları.

Özellikle “bütün riskler” poliçesinin her teknik arızayı otomatik olarak karşılayacağı varsayılmamalı. IGBT gibi elektronik bileşenlerdeki arızanın teminat kapsamı; arızanın nedeni, poliçedeki istisnalar ve makine kırılması koşullarına göre değişebilir.

Türkiye’deki depolama yatırımları için hangi dersler çıkarılmalı?

Türkiye’de depolamalı güneş ve rüzgâr projelerinin yanı sıra müstakil elektrik depolama tesisi yatırımları geliştiriliyor. Projeler ilerledikçe yangın güvenliği, teknik standartlar ve sigortalanabilirlik daha önemli hâle gelecek.

Pokhran olayı Türkiye’deki yatırımcılar açısından beş temel mesaj taşıyor:

  1. BESS güvenliği yalnızca batarya hücresi güvenliği değildir.
    PCS, inverter, trafo ve kablo altyapısı aynı risk değerlendirmesine alınmalıdır.
  2. Tek bir arızanın yayılması tasarım aşamasında engellenmelidir.
    Ekipmanlar arasındaki mesafe ve elektriksel ayırma sistemleri kritik önem taşır.
  3. Yerel müdahale ekibi hazır olmalıdır.
    İtfaiyenin tesisi, batarya kimyasını ve acil durdurma prosedürlerini önceden tanıması gerekir.
  4. Hasar sonrası doğru iletişim yapılmalıdır.
    Batarya konteyneri, PCS ve trafo hasarı birbirinden ayrılarak kamuoyuna doğru bilgi verilmelidir.
  5. Sigorta ve bakım sözleşmeleri birlikte tasarlanmalıdır.
    Poliçedeki teminat şartları, üreticinin bakım ve garanti koşullarıyla çelişmemelidir.

SolarGündem değerlendirmesi: Küçük olaylar büyümeden incelenmeli

Pokhran’daki yangın, mevcut bilgilere göre büyük bir batarya felaketine dönüşmedi. Şirket, batarya konteynerlerinin zarar görmediğini, dört PCS ünitesinin etkilendiğini ve gelir kaybının sınırlı kaldığını açıkladı.

Ancak olayın önemi yalnızca hasarın parasal büyüklüğüyle ölçülmemeli. Büyük ölçekli enerji depolama tesislerinde meydana gelen sınırlı arızalar, tasarım ve işletme süreçlerinin geliştirilmesi için değerli veriler sağlayabilir.

Şirketin kök neden analizini tamamlaması, aynı model PCS ünitelerinde benzer risk bulunup bulunmadığını incelemesi ve alınacak önlemleri paylaşması sektör açısından yararlı olacaktır.

BESS yatırımlarının güvenli biçimde büyüyebilmesi için başarı hikâyeleri kadar arıza ve yangınlardan çıkarılan derslerin de şeffaf biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve solargundem.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.